KADINLAR VE MODA

Güncel Başlıklar :

Moda DA Bugün

Gece Elbiseleri

Abiye Modelleri

Ünlülerin Abiyeleri

tesettür giyim

Bluz Modelleri

güzellik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
güzellik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Gobek Eriten Diyet & Egzersizler

Pazar, Mayıs 6

Pek çok kişi yazın hala istediği formda olamamaktan şikayetçi. Bazı kişiler biraz zayıfladıysa bile istediği yerlerden (göbek, bel, basen) incelememekten yakınıyor. Normal diyet programlarında kişiler zayıflasa bile çoğu kişide daha çok yüz bölgesi inceliyor. Ama aşırı yağlı bölgelerde pek incelme olmuyor.

Sizlere 3 haftada, özellikle göbek-bel bölgesinden incelmeyi de sağlayacak özel bir program vereceğim. Ancak öncelikle şu noktayı vurgulayayım: Sadece diyetle bölgesel zayıflama tam olmaz. Beraberinde özel egzersiz ve bazı özel bitkisel menüler gerekir. Bu programı 3 hafta uygulayın, 21'inci günün sonunda müthiş incelmeyi hayretle göreceksiniz.

Mekik hareketi
Dizlerimiz bitişik ve ayaklarımız birbirine paralel şekilde tabanları yeri gösterirken iki elimizi enseye koyup hızlı hızlı, sık sık ve kesik kesik hareketlerle karnımız acıyana kadar sabah ve akşam ellişer kez bu hareketi yapıyoruz. Bu hareket özellikle karın bölgesindeki kasları kuvvetlendirir, yağ dokusunu harekete geçirir ve yağların yanmasına yardımcı olur.

Sopalı hareket
Bu harekette de bir sopayı ense kökümüze alıp iki elimizi geçiriyoruz. Ayaklarımızı yere sağlam basıp süratli bir şekilde sağa ve sola doğru daha çok kalçadan yukarısını hızlı bir şekilde döndürerek birkaç dakikada bu hareketleri yapıyoruz. Bu haraket karnın yan tarafındaki kasların şekillenmesi ve göbeğin erimesini sağlar.

Bel kasları için mekik
Bir taraftaki kolumuzu, bükülmüş olan diğer taraftaki dizimize doğru hafifçe, sık sık ve seri hareketlerle yakınlaştırmaya çalışıyoruz. Bu hareketi de birkaç dakika dayanabildiğimiz kadar yapmaya gayret ediyoruz. Daha sonra diğer taraftaki ayağımızı ve kolumuzu değiştiriyoruz. Bu hareket karnın yan tarafına doğru olan kasları çalıştırmak için yararlıdır.

Haftanın tek günleri bunları yiyin
Kalkar kalkmaz: 1 bardak ılık ballı limonlu su (içine yarım tatlı kaşığı bal, 10 damla limon konacak).

Sabah sporu: 35 - 40 dakika tempolu yürüyüş yapın. Bol ter atmaya gayret edin. Ardından 15-20 dakika spor.

Duş: Ham ipek kese veya kabak lifi ile 5 dakika fırçalar gibi göbek, basen, popo, bel sertçe fırçalanacak. 5 dakika kadar susam yağı, kekik yağı, biberiye yağı, melisa yağı ile aynı bölgeye masaj yapılacak.

Kahvaltı: 1 adet kabuklu yeşil elma, 1 adet sert şeftali

Ara: 2 parmak taze dil peyniri yiyebilirsiniz.

Öğle: 1 porsiyon ızgara tavuk (derişiz), bol rokalı yeşil salata (taze soğanlı).

Ara(saat 15.00): 3-4 yulaflı bisküvi

Ara(saat 17.30): 1 adet yeşil elma.

Akşam: 4-5 kaşık zeytinyağlı fasulye (az yağlı), 1 dilim tam ekmek, mevsim salatası.

Gece: 1 bardak şekersiz tarçınlı ılık light süt. 3-4 fincan rezene çayı, yeşil çay, mısır püskülü, kiraz, avakado yaprağı karışım çayı içilecek.

Yasaklar
* Kolalı, şekerli içecekler

* Kızartma

* Hayvansal katı yağlar (tereyağı, kaymak, yağlı şarküteriler, yumurtanın sarısı, yağlı süt ürünleri, yağlı etler, tavuk - balık derisi, tam yağlı süt)

* Alkol (özellikle bira)

* Beyaz un,

* Beyaz şeker

* Doğum kontrol hapları

* Aşırı gündüz uykusu

* Çikolata

* Yağlı çerezler

* Cips

Zayıflama çayı elinizden düşürmeyin
Bir su bardağı için 1-2 adet avakado yaprağı, 1 çay kaşığı yeşil çay, küçük bir tutam kiraz sapı ve mısır püskülü, 1 çay kaşığı rezene tohumu sadece 1-2 dakika kaynatılacak ve hafifçe fokurdadıktan sonra 3-4 dakika demlenmeye bırakılacak. Sonrasında şeker veya tatlandırıcı eklenmeyecek sadece çok ince bir dilim limonla içilecek. Yemeklerden biraz sonra da içebilirsiniz. Akşam mümkün olduğunca erken yenilecek. Sabah ise erken kalkmak önemli çünkü erken kalktığınızda metabolizma hızlanır, sabah sporu ise vücudu canlandırır, harekete geçirir.
Makale : Ender Saraç

EL VE AYAK BAKIMI İÇİN EVDE YAPILABİLECEK ÖNERİLER


Kışın soğukla, yazın da sıcakla her an temas halinde olan eller ve tırnaklar, yaşınızı, yüzünüzden daha çabuk ele veriyor. Bunun yanı sıra, sürekli yapılan diyet kürleri de vücuttaki albümin ve mineralleri yok ederek, tırnaklarınızın kolayca kırılmasına ve yumuşamasına sebep oluyor. Ellerin ve tırnakların ültraviyole ışınlarına ve serbest radikallere karşı dayanıklı olmaları için bakımlarına özen gösterilmesi gerekiyor. Yazın sık sık giyilen sandaletlerin içinde bakımlı ve sağlıklı ayaklara sahip olmak için, pediküre de ayrı bir önem verilmeli. Normal şartlarda dört hafta boyunca yeterli olan pedikür, yazın en fazla üç haftada bir yapılmalı.
Uzmanlar, manikür yapmanın en iyi zamanının, alınacak uzun ve ılık bir duş sonrası olduğunu bildiriyor. Tırnak etlerinin yumuşaması ve manikürden iyi bir sonuç alabilmek için, ellerin sabunlu suda bir müddet bekletilmesi gerektiğini belirten uzmanların diğer önerileri ise şöyle:

"Ojenizi temizledikten sonra yumuşaklık ve parlaklık kazanmaları için, tırnaklarınızı limonla ovun. Tırnak etlerinizi kesmek yerine, tırnak çubuğu ile dibe doğru itin ve temizleyin. Yumuşak ve sterilize edilmiş bir törpü ile tırnaklarınızı düzeltin. Ellerinize nemlendirici sürmeyi unutmayın. Ellerinizi son kez ılık suda duruladıktan sonra tekrar nemlendirici sürün. Tırnaklarınıza önce sertleştirici sürün. Böylece tırnaklarınız hem güçlenecek hem de kalıcı parlaklık kazanmış olacak. Ojenizi sürdükten sonra, çabuk kurumasını istiyorsanız, ellerinizi buzlu suda bir müddet bekletin. Tırnaklarınızı ve ojenizin rengini korumak için, bir kat da tırnak koruyucusu sürebilirsiniz." 

Şımarık ayaklar 

Uzmanlar, yazın sık sık giyilen sandaletlerin içinde bakımlı ve sağlıklı ayaklara sahip olmak için, pediküre ayrı bir önem verilmesi gerektiğini de kaydediyor. Normal şartlarda dört hafta boyunca yeterli olan pedikürün, yazın en fazla üç haftada bir yapılmasını öneren uzmanlar, ojeleri iyice temizledikten sonra ayakların sabunlu ve limonlu suyun içinde yaklaşık 10 dakika kadar bekletilmesi gerektiğini vurguluyor. 

Uzmanlar, deniz, kumsal gibi faktörlerden ayakların mikrop kapıp enfeksiyonlara maruz kalmaması için, tırnakların etlerin dibinden kesilmemesi gerektiğini hatırlatarak şu önerilerde bulunuyor: 

"Tırnaklarınızı yuvarlak değil, düz kesmeye dikkat edin. Çabuk uzamaması için etlerinizi kesinlikle kesmeyin. Ayaklarınıza ponza taşı ile masaj yapın. Ağrıyan ve şişen ayak bileklerinizi, ılık suda dinlendirin. Kan dolaşımını düzene sokmak için ise ayak masajınızı ayaklardan dizlerinize doğru yapın. Ayaklarınızı suda bir müddet bekletin ve havluyla nemini alın. Daha sonra da dilediğiniz renkte bir oje sürün. Pedikürünüz bittikten sonra, ayaklarınıza bakım kremi sürün ve sprey sıkın."
Uzmanlar, çok yürüyen kişilerin ayaklarını mutlaka dinlendirmesi gerektiğini de ifade ederek, bunun için yapılacak işlemin çok basit olduğunu anlatıyor: 

"Orta boy bir leğenin içine sıcak su doldurun, içine antiseptik veya deniz tuzu katarak erimesini bekleyin. Ayaklarınızı 15 dakika boyunca bu suyun içinde dinlendirin. Daha sonra ayaklarınızı sudan çıkarın, iyice kurulayın ve yorgunluk alıcı bir jel veya krem ile bir süre masaj yapın."

El ve ayak bakımınız ve için evde yapabileceğiniz, basit, kısa süreli ve etkili öneriler...
* Gece yatmadan önce ellerinizi bir kabın içine koyduğunuz zeytinyağına batırın. Yaklaşık 10 dakika kadar tutun. Çıkarın, kurulayın ve pamuklu bir eldiven giyerek yatın, sabah kalktığınızda yumuşacık olduğunu göreceksiniz. 
* Bir kabın içine bir miktar susam yağı koyun ve bir limonun yarısını sıkın. İyice karıştırdıktan sonra tırnaklarınıza sürün, beslendiklerini, güçlendiklerini göreceksiniz. 
* Ilık suyun içine nane yapı, susam yağı ve bir miktar pudra dökün. Ayaklarınızı, bacaklarınızı bu karışımla ovun. Kuru ciltler için harika bir karışım.

CİLT İZLERİNİN TEDAVİSİNDE DÜNYADA KABUL GÖREN YENİ BİR LAZER YÖNTEMİ


SİVİLCE İZLERİ
Sivilceleri sıkmamak en doğrusudur. Sıkılan sivilceler iltihaplanıp daha da içinden çıkılmaz ve şiddetli reaksiyonlara sebep olabilir. Sivilce izi; sivilce tedavisi eksik kalmış sivilceler sonrasında ciltte oluşan lekeler, çökme ya da çıkıntılar şeklinde gözlenebilir. Bu izler cilde pürüzlü bir görünüm de kazandırabilir. Bu görünüm kozmetik olarak rahatsız edicidir. Bu tür izler genellikle yüz bölgesindedir ve kişinin sosyalleşmesini bozan, kendine güvenini azaltan psikoloji sorunlara bile neden olabilir. Sivilcelerin kendiliğinden geçmesini beklemek ya da reçetesiz ilaç ve benzeri karışımları kullanmak sivilceleri daha da kötüleştirecektir.Dermatoloji uzmanlarına ulaşarak tedaviye başlamak en doğru yaklaşımdır. 

GEBELİK ÇATLAKLARI 
Gebelik döneminde karın derisinin gerilmesine bağlı ciltte izler oluşabilir. Gerilimin yanı sıra değişen hormonal dengelerde iz oluşumunu hızlandırır. Gebelik çatlaklarında bu güne kadar bilinen etkin bir tedavi şekli yok idi. Günümüzde bu izlerin tedavisinde fraksiyonel lazerler kullanılmaya başladı. 


AMELİYAT YARA YANIK İZLERİ 
Deriye yapılan her türlü kesik yaralanma iz oluşumu ile sonuçlanabilmektedir. Bu izler cildin yarayı iyileştirme sürecinde oluşan normal cilt reaksiyonudur. Bazen bu reaksiyon bazen çok güçlü olur ve ciltte çirkin gözlenen bir iz tıbbi adı ile skar oluşur. İz oluşumunu yara iyileşmesi sırasında oluşabilecek iltihap artırabilir. 

FRAKSİYONEL LAZERLER İZLERİ NASIL İYİLEŞTİRİYOR? 
Fraksiyonel lazer; sivilce, yara, yanık, ameliyat izlerinin ve gebelik çatlaklarının tedavisine yepyeni bir boyut kazandırmıştır. Cildin kusurlu alanlarını derinlemesine ama kontrollü bir şekilde etkileyerek izleri siler veya küçültür. Yüzeyden gönderilen topluiğne ucundan küçük lazer ışınları, derinin alt tabakalarına ulaşarak, iz görünümüne yol açan bozuk bağ dokusunu tahrip eder ve beraberinde genç ve sağlıklı doku oluşumunu başlatır. Yeniden oluşan kollajen ve örtücü epitel ciltteki izin yerini alır. Bu yöntemle ortalama 3-6 seans sonrası sivilce izlerini %50-80 oranında azalmak mümkündür. Uygulamadan sonra güneş yanığına benzer bir görüntü ortaya çıkar. İlk birkaç saat kızarıklık, ertesi gün yerini pembeleşmeye bırakır. Sonraki birkaç gün çok ince güneş yanığı sonrasına benzer soyulma olur. İşlemin ertesi gün hasta işine dönebilir, isterse makyaj yapabilir. İşlem sonrası dönemde güneşten korunmak ve yüksek faktörlü güneş koruyucusu kullanmak gerekir. Fraksiyonel lazer sonrası, cilt daha parlak ve canlı bir görünüm alır. Cildin gerginliği artar, gözenekleri sıkılaşır. İnce izler azalır, derin izler yüzeyselleşir. Ciltteki renk ve ton farkları azalır. Cilt izlerinin tedavisinde bu yeni lazer sistemi yaygın olarak kullanılmaktadır.

SAĞLIKLI DİYET NASIL YAPILIR?

Pazartesi, Nisan 30





Birçoğumuz, hayatımızın belli dönemlerinde? Rejim? ya da diyet? denilen kavramla tanışıyoruz. Uzmanlar sık sık şunu dile getiriyor. Kilo verme estetik kaygılarla da olsa amaç sağlıklı bir bedene kavuşmak. Bir çok insan için artık “sağlıklı olmak” yaşam biçimi haline gelmiş durumda. Formda kalmak, sağlıklı olmak gibi kaygıların arttığı bir çağdayız. Tabii ki sağlıklı yaşam eşittir diyet değildir ama yeme disiplini olmadan da ona kavuşmamız mümkün   değil.
 
Peki doğru diyet nedir. Uzmanlar diyet konusunda yaptıkları açıklamalarda bir diyetisyenin kontrolüyle bilinçli olarak kilo verilmesi gerektiğinin altını çiziyorlar. Tek tip diyetlere ise kesinlikle itibar etmemek gerekiyor Aslında “kişiye özel” diyet çok doğru bir kavram. Çünkü her bedenin alması gereken proteinvitaminler ve karbonhidrat farklıdır.
 
Çok önemli bir nokta var ki kilo verirken acele etmemek. Yani kısa sürede kilo vermeye heveslenmeyin. Beslenme ve diyet uzmanları”şok  diyetler”in tehlikesinden söz ediyor. Çünkü bu tür diyetler kesildiğinde kişi daha fazla kilo alıyor. Uzmanlar haftada 1 veya 1.5 kilo vermenin sağlıklı olduğunu belirtiyorlar.
 
Hareket mucizeler yaratır
Sağlıklı yaşam için doğru beslenme ve düzenli egzersiz şart. Yağları kullanılıp, kasların kaybedilmeyeceği ve metabolizma  hızının düşürülmeyeceği bir diyet programı uygulanmalı. Herkes  kendi metabolizmasına uygun olanını seçmeli. 
 
Diyette püf noktalarıCanınız bir şey çektiğinde yiyin ama miktarı az olsun.
Sabahleyin kahvaltıyı ihmal etmeyin.
Su sürekli aklınızda olsun. Bol bol su için.
Yürüyüşün çok önemli olduğunu unutmayın. Kısa mesafelerde araca binmeyin.
Saat 20.00′den sonra yemek yememeye özen gösterin.
Tatlı ve meyveyi yemeklerden hemen sonra almayın. Yemeğin ardından en az iki saat geçmesini bekleyin.

SAĞLIKLI BESLENMENİN 10 ALTIN KURALI


1- Tek besin yasak… Sağlıklı beslenmenin ana kuralı tek besin almamaktan geçer. Meyve, sebze, ekmek, süt ve süt ürünlerini tüketmeniz sizi daha dinç ve dinamik kılacaktır.Meyve ve sebze yemeyi bir alışkanlık haline getiriniz.
2- Almış olduğunuz enerji ve kalori miktarına dikkat edin. Gereğinden fazla gıda tükettiğinizde vücut onu yağa dönüştürerek depolayacaktır.
3- Doyma hissi midede değil beyinde biter. Açlık hissini bastırmanız için günde en az 5-6 kez az miktarda öğün almanız sağlıklı olacaktır. Ağzınıza almış olduğunuz lokmaları iyi çiğnemeyi alışkanlık haline getirin. Ne kadar ağır ve iyi çiğnerseniz almış olduğunuz gıdayı bir o kadar sindirmiş olursunuz.
4- Kiloya göre protein alımı değişir. Kilo başına ortalama olarak 0,9 gr protein almanız gerekmektedir. 60 kg ağırlığında olan bir bayan için bu 54 gr protein demektir. 80 kg olan erkek için ise yaklaşık 72gr protein demektir.
Yemekleri Usulüne Uygun Hazırlayın5- Yağları sınırda tutun. Alış veriş yaptığınız gıdalarda yağsız olanlara öncelik vermelisiniz. Katı yağlardan sakınınız.
6- Vitamin hapları yerine vitamin ihtiyacını; taze sebze ve meyve tüketerek dengeleyiniz. Sebze, meyve ve tahıl ürünlerinin içinde ihtiyacınız olan mineraller ve posalar da vardır.
7- Fazla tatlı vücudunuz için risk. Şekerin fazlası vücudunuzda vakit kaybetmeden yağa dönüşür.
8- Yemeğin nasıl pişirildiği önemlidir. Yemekleri fazla kaynatmaktan ve kızartmaktan kaçınınız. Bu işlem sebze ve gıdaların içinde bulunan önemli minerallerin, vitaminlerin yıkılmasına neden olur. Sebzeli yemek yaparken doğrama işini yemek yaparken yapın. Aynı durum meyveler için geçerlidir.Yiyebileceğiniz kadar yemek hazırlayınız..Yemekleri buharla pişirerek hazırlamak her zaman daha iyidir.
9- Su hayattır. Günde en az 2,5- 3 litre su içmeyi alışkanlık haline getiriniz. Sabah kalktığınızda aç karnına iki bardak su içmek yararlıdır.. Yemeklerden yarım saat önce su içiniz. Su-ayran- soda-taze meyve ve sebze suları sağlığınız için birebirdir. Hazır meyve suları hem sağlıklı değildir, hem de size kilo olarak geri dönecektir.
10- Yürüyüş  önemli. Ağır yemeklerden sonra en az 20 dakika yürümek sağlıklı bir sindirim ve dolaşım için önemlidir.

Her bulantı hamileliği göstermez!

Pazar, Nisan 29

Bulantı, kusma, karında meydana gelen kramplar… Hamilelikte sıklıkla yaşanan bu sorunlar, patlamak üzere olan bir apandisitin ya da safra kesesinde bir taşın göstergesi olabilir.

 




Hamilelikte patlayan apandisit ameliyat gerektirir

Her kişide ani ameliyat gerektirecek durumlar, hamilelik döneminde de ortaya çıkabilir. Hamilelik döneminde en çok görülen ve en sık ameliyatların gerçekleştiği durumlar; 
akut apandisit ve safra kesesi iltihabıdır. Bunun dışında bağırsak düğümlenmesi, mide delinmesi ve fıtıkta boğulma gibi ender ortaya çıkan sorunlar da olabilir.



Hamilelik şikayetleri apandisit krizine benzer

Anne adaylarının hamileliğin her döneminde yaşayabileceği bulantı, kusma, karın bölgesindeki 
kramp ve gaz sorunları, gerçekte bir apandisit patlaması ya da krizine işaret edebilir. Özellikle ağrı, aksi ispatlanana kadar apandisit gibi düşünülür ve hasta bu yönde takip edilir. Apandisitten sonra hamilelik döneminde en çok ameliyat gerektiren sağlık sorunu safra kesesi taşları ve iltihaplarıdır. Bunda da; batma ve sancı ile birlikte muayenede bazen safra kesesi ele gelmektedir.

Apandisitin tanısı çok zor

Hamilelikte apandisitin tanısını koymak zordur. Çünkü ileri görüntüleme aşamaları olan bir tomografi anne ve bebeğe vereceği zarardan ötürü kullanılamamaktadır. Bu nedenle hamilelikte apandisit tanısı için yalnızca ultrason tercih edilir. Ancak onu kullanırken de rahmin büyümesi ile birlikte apandistin yerinin değişmesi ve bazen de kalınbağırsağın altına girmesi, çoğu zaman tanıyı zorlaştırır. Hastanın ağrısı, bulantı, kusma, kanda iltihabın yükselmesi gibi belirtiler doktor için belirleyicidir. Ancak doğru tanının konulmasında öne çıkan; tecrübe ve hekimin klinik bilgisidir. El muayenesi ile birlikte, geçmiş vakaların üzerinden gidilerek vakayı o yönde değerlendirmekle sonuca ulaşılır.  

Bebeğin büyümesi apandisitin yerini değiştirir

Apandisit tanısı konulurken hamilelik ayına göre değerlendirme yapmak da önemlidir. Özellikle doğuma yakın dönemlerde rahim büyüdüğü için apandisit göbeğe doğru kayar. Ağrının da göbek seviyesine gelmesiyle apandisit sorunu düşünülür. Yani hastanın ağrısı göbek seviyesindeyse, apandisitin yukarı çıktığı ve ağrıya neden olduğu tahmin edilir.  Böyle durumlarda ultrasonla tanı konulduktan sonra tedavi yoluna gidilir.

Apandisit patlaması anne ve bebek için risklidir

Apandisit patlaması fark edildiğinde karın içi 
enfeksiyon sorunları ortaya çıkabilir. Apandisit patlaması ve karın içi enfeksiyon nedeniyle çocuk ölümleri ve annenin de ciddi oranda yaşamını tehdit edebilen durumlar ortaya çıkabilir. Patlayan apandisit vakalarında o bölgenin iyi bir şekilde temizlenerek çocuk için zararlı olmayacak antibiyotik tedavisi ile müdahalede bulunulması gerekir.

Hamileyken ameliyatta sakınca yok!

Hamileliğin başından son aylarına kadar gerekli önemler alınarak operasyon yapılabilir. Ancak hamileliğin ilk aylarında düşük riski artar; ayrıca hamileliğin ileri dönemlerinde bazı noktalara özellikle dikkat edilir. Bunlar; rahme dokunmamak ve ona bir uyaran vermemektir. Çünkü böyle bir durumda 
erken doğum riski de ortaya çıkabilir.

Safra kesesi sorunları ikinci ameliyat nedeni

Hamilelikte ameliyat gerektiren en önemli ikinci sağlık sorunu, safra kesesi iltihabıdır. Akut bir sorun olması nedeniyle bulantı, kusma, şişkinlik ve ağrı gibi şikayetlerle kendini gösterir. Ağrı, sırta ve omuza vuran bir karakterdedir. Muayene bulgularında da o bölgede safra kesesi iltihabını düşündüren bir durum olduğunda, bunun ultrasonografi ile teyit edilerek ameliyatı gerçekleştirilmektedir. Ameliyat kararı da gerçekten anne için gerekliyse alınır. Bazı durumlarda hasta ameliyat edilmeden ilaç tedavileri ile takip edilir. Böyle durumlarda doğru kararlar verilerek yapılan tedaviler ile anne ve bebeğin sağlığının tehlikeye atılmamasına özen gösterilir.

Ameliyat sonrası normal doğum yapılabilir!

Hamilelerin, ameliyat sonrası genel cerrahi ve kadın doğum uzmanları tarafından takibi önemlidir. Bu hastalar normal doğum da yapabilir. Ameliyat olmuş hamilelere mutlaka 
sezaryen önerilmez. Ancak hastanın yarası ıkınmadan dolayı önemli bir sorun çıkaracaksa sezaryen yaptırmaları uygun olacaktır.

 

FORMDA KALABİLMEK İSTEYENLERE ÜNLÜLERDEN TAVSİYELER

”Haftada iki gün pilates yapıyorum, haftada iki gün de spor salonuna gidip ağırlıkla çalışıyorum. Bu çalışmalarım bitince 50 dakika yürüyorum. Beslenme konusunda hiçbir kısıtlamam yok. Diyet yapmıyorum”
”Haftada altı gün, ikişer saat spor yapıyorum. Ayrıca, taebo ve kick box gibi dövüş sanatı ile de ilgileniyorum. Hiç ekmek ve peynir yemem. Bunların haricinde spor yaptığım ve kalori almam gerektiği için herşeyi yerim.”
”Yorucu ve zaman kaybı sırlarım yok.Ben dolabımdan asla süt ürünlerini eksik etmem. Light peynirler, sütler, yoğurtların yanı sıra, her türlü sebze ve meyve, kepekli ekmek de mutfağımda mutlaka bulunur. Küçüklüğümden beri her akşam yatmadan önce bir bardak süt içerim. Günde beş çeşit meyve yerim. Kahve ve çayda şeker kullanmam. Güne çok sağlam başlayan ve akşama doğru inen bir çizgide besleniyorum. Formda kalmamın en büyük sırrı bence bu.”

“Düzenli yaşamaya gayret ediyorum.günde en az yedi saat uyumaya, kaliteli ve                  düzenli beslenmeye önem veriyorum. Uykusuz kalmamak benim için çok önemli. İzmirli olduğum için meyve-sebze ve otlar çocukluğumdan beri beslenme şeklimin bir parçası.günde mutlaka altı öğünüm vardır. Aralarda kuru meyveler, bir porsiyon meyve yada ufak ya da ufak bir kase yoğurt yerim ki, asıl öğünere çok yüklenmeyeyim. Çoğu zaman evden çıkmadan önce çantama minik bir torba meyve atıyorum. Onun dışında bol bol su içiyorum ve haftada üç gün spor yapıyorum.”
“Kendimi bildim bileli zayıfımdır. Yemekle aram iyi olmadığı için herhalde. Her gün mutlaka elma yerim ve gece yatmadan önce bir bardak süt içerim. Ayrıca, tabağımdaki yemeği hiçbir zaman bitiremem. Kendime bu yüzden çok kızıyorum.”

“Önemli olan zayıf değil, aynı zamanda sağlıklı kalabilmek.ben yıllardır aynı kilodayım. Çünkü dengeli beslenirim. Günde sekiz öğün yemek yerim ve tabii ki sporumu hiç aksatmam. Pilates favori sporum. Bedeninizin nasıl inceldiğini ve daraldığını hissedebiliyorsunuz. Onun dışında çok fazla taze sebze ve meyve yerim.yasakalarım yoktur ama hepsini ölçülü yerim”
“Balık ve salata ağırlıklı beslenirim. Sabah kahvatılarını bazen kaçırıyorum ama öğlen ve akşamı aksatmıyorum. O gün set kısa geçecekse yanıma mutlaka çubuk kraker, beyaz leblebi gibi atıştırmalık şeyler alıyorum. Eğer uzun geçecekse salata ve çorba ile idare ediyorum. Spor yapıyorum ama dizi yüzünden şu sıralar vakit ayıramıyorum. Yaz aylarında bol bol yüzmeye çalışıyorum. Spor salonuna gidemiyorum diye pilates DVD’si aldım, evde kendim çalışıyorum.”

YORGUNLUĞUNUZU GİDEREBİLECEĞİNİZ BASİT FORMULLER

Cumartesi, Nisan 28




Yorgunluk İçin Formül 1 
Kullanılacak Malzemeler: 
*1 şişe maden suyu 
*1 adet limon 
*3 yemek kaşığı bebe yağı 

Yapılışı: 
Maden suyunu temiz bir kaba boşaltıp içine yarım limonu sıkın. Daha sonra içine bebe yağını ilave edin iyice karıştırın. Karışımı bir sprey şişeye boşaltın. Cildinize eşit bir şekilde püskürtmek suretiyle uygulayın.          
Bu formül aynı zamanda iyi bir makyaj altıdır.

Yorgunluk İçin Formül 2 

Kullanılacak Malzemeler: 
*1 şişe maden suyu 
*Bir tutam dereotu 

Yapılışı: 
Bir tutam dereotunu blenderdan geçirerek parçalayın. Sodayla karıştırın. Boş bir buz kalıbının içerisine bu karışımı boşaltın. Donduktan sonra kullanıma hazırdır. Her gün bir adet buz kalıbını yüzünüzün her yerine eşit olarak gezdirin. 
Cilde zindelik kazandıracaktır. Cilt için oldukça yararlıdır.

4 HAREKETTE GÜZEL GÖĞÜSLER



  Göğüslerin zaman geçtikçe formlarını kaybettikleri ve bu durumun, özellikle vücut görünümüne çok önem verenler için, oldukça sıkıcı olduğu kesin. Aslında vücut şeklimiz günlük yaşantımıza bağlı olarak    belirleniyor. Çok sık kilo alıp  vermekten, yanlış egzersizlerden ya da spor yapmamaktan dolayı, kimi kişilerde  göğüsler erkenden sarkıp esnekliğini kaybedebiliyor. Bu kişiler çoğunlukla dolgulu sutyen kullanmadan bir şey giyemez, hiçbir kıyafeti kendilerine yakıştıramaz oluyor... Eğer siz de, bu tür problemlerle karşı karşıyasanız Coliseum Spor Merkezi’nde Fitness eğitmenliği yapan Elif Hotaman’ın önerdiği hareketlerle bu durumu biraz da olsa düzeltebilisiniz.. Eğer hala bu tür sorunlarla karşılaşmadıysanız da bunu mümkün olduğunca geciktirebilir, bu egzersilerle göğüslerinizin formunu uzun yıllar koruyabilirsiniz.
Şınav çekin
 Elleriniz ve dizlerinizin üzerinde durun. Dirsekleriniz yana doğru bakmalı. Kollarınızı dirseklerinizden büküp aşağı yukarı doğru inip çıkarak şınav çekin. Bu hareketi 12 kez tekrarlayın.Hareketler sırasında düzenli olarak nefes alıp vermeyi unutmayın. Bu hareketle göğüs ve arka kol kaslarını çalıştırmış olacaksınız. Bunun dışında ön omuz kaslarınız da aktif hale gelecek. Şınav, özellikle kuvvetsiz olanlar ve yeni başlayanlar için oldukça iyi bir başlangıç hareketi aynı zamanda...

Daire çizin
Yere dümdüz, sırtüstü uzanın. Bacaklarınız dizlerinizden bükük şekilde dursun. İki elinize dambıl ya da 1’er litrelik su şişeleri alın. Şimdi `dambıl fly’ hareketini yapmaya başlayabilirsiniz. Bunun için, Kollarınız gergin bir şekildeyken havada yukarıdan aşağıya büyük daireler çizin. 12 kez tekrarlayacağınız bu hareket göğsünüzün tam açılmasını sağlıyor ve sarkmaları önlüyor.

Açıp, kapayın

Yerde, dizlerinizin üzerinde durun. Gövdeniz mümkün olduğunca dik olsun. Ellerinize yine ağırlıklar alın ve kollarınızı dirseklerden bükük şekilde ortada birleştirin. İki kolunuzu da yanlara doğru açın. Ardından ilk pozisyonunuza dönün. Bu açıp kapama hareketini aynı şekilde 12 kez tekrarlayın.

Ve biraz zorlanın!
Son egzersizimiz tam şınav çekme. Kollar tamamen gergin olsun. Tüm vücut ağırlığınız kollarınızın üzerinde. Yine düzenli nefes alış verişine dikkat ederek şınav çekin. Fakat karnınızın yere değmemesine dikkat etmelisiniz. Bunun için 4 -5 cm. bir alçalma yapmanız yeterli. Başta zorlansanız da 12 kez yapmayı ihmal etmeyin. Bu sayıyı gün geçtikçe daha da artırabilirsiniz. Bu hareketin tüm göğüs kaslarınızın çalışmasını sağladığını da ekleyelim.

Son derece pratik bu egzersizler, göğüslerinizin kısa sürede forma girmesini ve daha güzel durmasını sağlayacak.

GİYSİLERLE ZAYIF GÖRÜNÜMÜN 6 YOLU




İşte bazı moda uzmanlarından daha ince gösteren moda ipuçları 

Kilo vermeyi bekleyecek kadar zamanınız yok mu? İşte bazı moda uzmanlarından daha ince gösteren moda ipuçları 

İyi görünmenin yolu sadece zayıflamaktan geçmiyor. Doğru kıyafetlerle daha zayıf ve daha ince görünmenin püf noktaları da var. İşte modacılardan daha zayıf görünmenizi sağlayacak 6 öneri..

1. Tek renk kullanın 
Gece mavisi, kahverengi ya da siyah gibi tek renk koyu renkli elbiseler giyin.. Bunun yanı sıra aynı rengin farklı tonlarını da birlikte giyebilirsiniz. Bej, deniz mavisi, mercan ya da teninize en iyi giden renklerde desenleri bulunan giysiler de olabilir. Eğer rengin sizi daha kilolu gösterdiğini düşünüyorsanız, elbise olarak sizde nasıl durduğuna da bakın. 

2. Kumaşları doğru seçin 
Katı, sert ve ağır hatta yapışan kumaşlardan uzak durun. En iyi seçim hafif, yumuşak ve giydiğinizde vücudunuzdan kayan kumaşlardır. Amacınız vücudunuzun genel şeklini görmek olmamalı.. 

3. Vücudunuza göre ayarlayın 
Geniş omuzlarınız varsa, vatka ya da herhangi bir omuz aperatı kullanmayın. Kayık ve yuvarlak yakalı giysileri tercih etmeyin. Üstünüzü daha küçük göstermek için modaya uygun V yakalı elbiseler, V yakalı üst ve etek veya bol pantolonları tercih edin. Eğer üst küçük alt büyükse, yani armut vücutluysanız, boynunuzu kalın göstermeyen, omuzlarınıza uygun sizi dik gösteren kıyafetleri arayın. Üst için yuvarlak, oyuk yaka kesimleri, alt için de düz etek ya da normal kesim pantolonları seçin. 

4. Kalça ve basenler 
Büyük kalça ve basenleri kamufle etmek için, rahat pileli, bel kısmı büzgülü rahat etek ve pantolonlar tercih edilebilir. Modaya uygun, düz çizgiler yan cepli ya da cepsiz modeller seçin. Basenleri küçük göstermek için beli düz yarım ya da dizden hafifçe aşağıda pantolonlar arayın. Daha uzun ve zayıf görünüm için pantolonunuz ya da eteğiniz yere değecek kadar uzun olmalı. 
Basenlerinizi daha fazla kamufle etmek için etek ve pantolon giydikten sonra kalçalarınızı örtecek kadar uzun bluz ya da bluzunuzun üzerine hafifi dantel ya da örgü tunikler giyebilirsiniz. Kalçalarınızdan aşağısının çok fazla uzun olmamasına dikkat edin.

5. Kesim ve dikişileri inceleyin 
Giysilerinizde, özellikle ceketlerde kare şekilli olanları ya da sıkı saran modelleri tercih etmeyin. Bunun yerine hatları hafif belli eden modelleri tercih edin. Elbiselerin dikişleri daha ön plana çıkartılmış olabilir. 

6. Ayakkabıları unutmayın 
Sadece elbiselerle zayıf görüneceğinizi sanmayın. Giysilerinizi belirledikten sonra ayakkabılarınızı deneyin. Özellikle ayaklarınız genişse ince şeritli ve düz sandaletler, ufak topuklu ayakkabılar giymeyin. Bunun yerine, kısa topuklu ya da üzerinde durabiliyorsanız yüksek topuklu ayakkabılar giyin. 5 cm'lik topuk ne giyerseniz giyin sizi daha ince gösterecektir. Ayak bileğinize dolanan ayakkabılardan, kare topuklardan uzak durun. Tüm bunlar sizi daha bodur ve bacaklarınızın daha kısa görünmesine neden olur.

Bahar sizi yormasın!



Kış mevsiminin ağırlığı üzerimizden kalkarken, güneşli bahar günleri yorgunluk hissini de beraberinde getiriyor.

 

Yeterli ve dengeli beslenin

Besin çeşitliliği yaratarak tek tip beslenmekten kaçının. Bütün besin gruplarını içeren bir öğün tüketmeye çalışın. Örneğin bir öğününüzde kıymalı sebze yemeği veya tavuklu salata, 1 su bardağı ayran ve 1 dilim ekmek tüketerek besin çeşitliliğini sağlayabilirsiniz. Günün en önemli öğünü olan kahvaltıyı 
kesinlikle atlamayın. Beyaz undan yapılmış besinler yerine; kepek, çavdar, tam buğdaydan yapılmış tahıllı besinleri tercih edin.

Küçük porsiyonlarla, sık sık beslenin

Düzensiz tüketilen öğünler, uzun süren açlıklar kan şekerinin dengesiz düşmesine ve yükselmesine neden olabileceği için bahar yorgunluğu belirtileri daha kötü hale gelebilir. Dolayısıyla günde 3 ana, 3 ara öğün olacak şekilde az az ve sık sık 6 öğün tüketmeye çalışın. Kendinizi 3-4 saatten fazla aç bırakmamaya özen gösterin. Tükettiğiniz miktarlara yani porsiyonlarınıza dikkat etmeye çalışın.  

Su tüketimini alışkanlık haline getirin

Havaların ısınmasıyla oluşabilecek su kayıplarını önlemek ve mevsimsel değişikliğe bağlı dolaşım problemlerinden kurtulmak için bol bol su tüketin. Susamadan su içmeyi alışkanlık haline getirmeye çalışın. Günlük 2-3 lt (10-15 su bardağı) su tüketerek dolaşım sistemini daha düzenli hale getirmiş ve toksinlerden kurtulmayı sağlamış olursunuz.

Alkol tüketimini sınırlayın

Mevsim geçişlerinde yüksek miktarlarda tüketilen alkol, problemlerinizin daha da artmasına neden olur. Bu nedenle alkol tüketimini minimuma indirmeye çalışın. Ayrıca tercihlerinizin hafif alkollü içecekler olmasına ve 1-2 kadehten fazla tüketmemeye özen gösterin.

Kafeini kontrol altında tutun

Gün içerisinde yorgunluğu atmak, uyanık kalmak için sıkça tükettiğimiz çay, kahve gibi kafeinli içecekleri kontrol altında tutun.  Yüksek miktarlarda alınan kafein, kalp çarpıntısına ve vücutta su kaybına neden olabileceği için özellikle mevsim değişikliğindeki sıkıntıları tetiklememek adına kafein alımını minimumda tutmaya özen gösterin. Kahve, çay, asitli içecekler gibi kafeinli içecekler yerine rahatlatıcı özelliğinden dolayı bitki çaylarını tercih edebilirsiniz.

Yeterli ve düzenli Cvitamini alın

Gün içerisinde özellikle C vitamini içeren sebze ve meyve tüketimini arttırın. Beslenmenize brokoli, ıspanak, yeşil sivri biber, maydanoz gibi yeşil yapraklı sebzeler ve portakal, 
kivi, kuşburnu, greyfurt gibi meyveler ekleyin.

Düzenli uyuyun

Uykusuzluk ve düzensiz uyuma kendinizi daha yorgun hissetmenize neden olur. Düzenli uyku saatleri, gün içerisinde kendinizi daha enerjik hissetmenize yardımcı olacaktır. Günde 6-8 saat uyumaya çalışmalısınız.

Fiziksel aktivitenizi arttırın

Haftada 3 gün yapılan tempolu yürüyüşler, yüzme, gevşeme egzersizleri sizi yorgunluğa karşı koruyacaktır. Eğer “vaktim yok” diyorsanız en azından aktif 
yaşam tarzı için yürüyerek gidebileceğiz yerlere arabasız gitme, asansör yerine merdivenleri tercih etme gibi küçük aktivitelerle de yaşam tarzınızı değiştirebilirisiniz.

Sivilcelere davetiye çıkaran 10 temel hata

Salı, Nisan 24


Halk arasında doğru bilinen yanlışlar ile hareket etmek, eş dost tavsiyesi ile ilaç kullanmak ve sivilceleri sıkıp üzerini makyajla kapatmaya çalışmak sorunlu ciltlerin tedavisini güçleştiriyor.

1. “Akne ile sivilce aynı anlama gelmez”

Bazen hastalar durumunun akne değil sivilce olduğunu vurgular ki bu algı yanlıştır. Aknenin tipleri olduğundan bahsedilebilir. “Vulger” adı verilen basit akneden “nodulokistik” dediğimiz şiddetli akneye kadar değişik görünümler sergilerler.
 
2. “Sivilceyi sıkarsam yara olur ve iyileşir”

Her çıkan sivilcenin sıkılması tedaviye katkıda bulunmak bir yana, telafisi olmayan izlerin ortaya çıkmasına ve aknenin yaygınlaşmasına neden olur.
 
3. “Ergenlik dönemi geçince sivilceler de geçer”

Sivilceler konusunda ergenlik nedeni ile oluştuklarını düşünüp tedavi yoluna gitmemek son derece yanlıştır. Aknenin tedavisini geciktirmek, kendiliğinden düzelmesini beklemek, yapılacak en büyük ihmaldir. Üzerinden yılların geçmesini beklerken akne yerini kalıcı izlere bırakır.
 
4. “Yoğurt, diş macunu ve sabun köpüğü sivilceleri kurutan doğal ilaçlardır”

Son yıllarda daha az rastladığımız ama daha önceleri sıkça gördüğümüz yoğurt, diş macunu, sabun köpüğü sürerek saatlerce beklemek tedavi yöntemi değildir. Bu tür uygulamalar, deride enfeksiyonların artmasına, kalıcı kızarıklıklara ya da lekelenmelere neden 
olabilir. Deride alerjik reaksiyonlar görülebilir.
 
5. “Kapatıcı kullanmak hem güzel bir görünüm sağlar hem de sivilceyi kurutur”

Fondoten ya da pudra kullanımı sivilceyi sadece kapatır. Ancak güzel görünmek için yaptığınız bu uygulama yeni sivilce oluşmasına neden olur. Özellikle siyah nokta veya beyaz nokta tarzındaki komedojenik sivilcelerin ortaya çıkması kaçınılmaz olabilir.
 
6. “Sivilce için uygulanan tedaviler ciltte başka hasarlara neden olur”

Akne, farklı şekillerde tedavisi mükemmel sonuçlara varan bir hastalıktır. Tedavi sürecinde kızarıklık, kaşıntı, pullanma ve kurumanın yaşanması tedavinin yanlış olduğu anlamına gelmez. Bazı hassas ciltlerdeki aşırı tepki doktora tekrar başvurulduğunda alınacak önlemlerle düzelir. Bu sonuçlar hekimin ya da ilaçların yanlış olduğu anlamına gelmemelidir.
 
7. “Şiddetli vakalarda ağızdan kullanılan ilaçlar hastaya zarar verir”

Nodulakistik ya da daha şiddetli akne tiplerinde ağızdan verilen 
doğum kontrol veya retinoik asit tedavileri hastanın hayatını riske atmak demek değildir. Uygun vakada gerekli takipler yapılmak kaydıyla kullanılacak bu tedaviler, hastaya zarar yerine yarar getirir. Unutulmaması gereken faktör, her ilacın kendine göre yan etkileri olduğudur.
 
8. “Retinoik asit tedavisi sonrasında hamile kalamam”

A vitamini derivesi olan retinoik asit tedavisi bir kısım akneli hastalarda hayat kurtarıcıdır. Sık olarak bahsi geçen bu tedavi sonrasında hamile kalınamayacağı endişesi tamamen yersizdir. İlacın kesilmesinden 2 ay sonrasında hamile kalmak isteyenler için risk yoktur fakat doktorunuzun da belirteceği üzere tedavi sürecinde 
hamilelik yasaktır.
 
9. “Tek reçete tedavi için yeterlidir”

Sivilce problemi yaşayan ve çoğunluğunu sabırsız gençlerin oluşturduğu bazı hastalar mevcut şikayetlerinin bir iki gün içinde geçmesini beklerler. Ne yazık ki; akne kronik bir durumdur ve tedavisi uzun soluklu, takip gerektiren, hastalığın farklı dönemlerinde farklı ilaç kullanımına ihtiyaç duyulan bir hastalıktır.
 
10. “Arkadaşıma iyi gelen sivilce ilacı benim cildimi de düzeltebilir”

Akne bir 
dermatolog için her yönüyle çok iyi bilinen bir hastalıktır. Aknenin çeşidi, nedenleri, tedavileri basitçe planlanabilir. Güzellik salonlarında yapılan yanlış uygulamalar, komşulardan alınan öneriler, eczacıya danışılarak kullanılan tedaviler bazen isabetli olabilir; ama çoğunlukla derin ve tedavisi güç izler bırakmaya ya da sivilcenin artmasına neden olur.

Bayan Aksesuarları

İLKBAHAR-YAZ KOLEKSİYONLARI

GÜZELLİK-SAĞLIK

GELİNLER İÇİN HERŞEY

 

© Copyright abiye modelleri | 2012 abiye modelleri 2012 eşarp modelleri tekbir giyim gelinlik armine eşarp 2011 -2012 | Tasarım Abiye Model | Yayın Abiye Model Tema | Güncelleme Abiye Model Blog.